Kâbe'de Büyük Buluşma
Küçük Salih, ailesiyle birlikte Mekke'ye giderek dünyanın her yerinden gelen çocuklarla tanışır. Kâbe'nin etrafında binlerce Müslüman ile aynı anda namaz kılarken kardeşlik duygusunu hisseder. Dilimiz farklı olsa da kalplerimizin aynı yöne baktığını öğrenen Salih çok mutlu olur.
Küçük Salih annesi ve babasıyla birlikte güzel bir yolculuğa çıktı. Uçaktan indiğinde sıcak rüzgar yüzünü yumuşacık bir şekilde okşadı. Burası her yeri ışıl ışıl olan kutsal Mekke şehriydi. Salih siyah düz saçlarını düzelterek etrafına büyük bir merakla baktı. Kalbi heyecandan tıpkı küçük bir kuş gibi pır pır atıyordu.
Mescid-i Haram'ın büyük ve görkemli kapısından içeriye adım attılar. Salih orada bembeyaz giysiler içinde binlerce farklı insan gördü. Bazıları çok uzun, bazıları kısa, bazıları ise çok uzak kıtalardan gelmişti. Herkes birbirine gülümsüyor ve nazikçe selam vererek yol veriyordu. Salih bu kadar çok insanı bir arada gördüğü için çok şaşırmıştı.
Salih'in yanına birden kendisi gibi küçük bir çocuk yaklaştı. Bu çocuk Afrika'dan gelmişti ve teni Salih'ten daha koyu bir renkteydi. Birbirlerinin dillerini bilmeseler de el sallayarak çok güzel anlaştılar. Salih ona cebindeki küçük oyuncağını gösterip sevgiyle gülümsedi. Yeni arkadaşı da ona bembeyaz dişlerini göstererek kocaman bir gülücük verdi.
Birden gökyüzünde çok huzurlu ve gür bir ses yankılandı: Ezan okunuyordu. Binlerce insan aynı anda hareket ederek düzenli saflar halinde yan yana dizildi. Herkes yönünü ortadaki siyah örtülü büyük Kabe'ye doğru çevirdi. Salih de babasının hemen yanında durup ellerini yavaşça kulaklarına götürdü. Dünyanın her yerinden gelen Müslümanlar şimdi tek bir vücut gibiydi.
Namaz kılarken herkes aynı hareketleri büyük bir sessizlik ve saygıyla yaptı. Salih rükuya eğildiğinde yanındaki yeni arkadaşının da aynı anda eğildiğini gördü. Hep beraber secdeye gittiler. Kocaman bir aile gibi, bizi yaratan ve koruyan Allah’a teşekkür ettiler. Salih kendisini hiç olmadığı kadar huzurlu ve güvende hissetti. Hiç tanımadığı bu insanlar aslında onun kocaman ve sevgi dolu ailesiydi.
Namaz bittiğinde herkes birbirine sevgiyle sarılıp kardeşçe selam verdi. Salih'in babası cebinden çıkardığı tatlı hurmaları çocuklara ikram etti. Artık Salih dünyanın neresine giderse gitsin birçok kardeşi olduğunu biliyordu. Çünkü hepsi aynı Kabe'ye bakıyor ve aynı Allah'a gönülden dua ediyordu. Salih eve dönerken kalbinde kocaman bir kardeşlik sevgisi taşıyordu.