İbrahim’in Şifa Duası
Küçük İbrahim bir gün hastalanır ve ailesiyle birlikte Allah’tan şifa diler. Sevgi, sabır ve dua ile İbrahim tekrar sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşar. Hikaye, her iyiliğin ve sağlığın Allah'tan geldiğini samimi bir dille anlatır.
Küçük İbrahim, kahverengi dalgalı saçlı ve çok neşeli bir çocuktu. Her sabah erkenden uyanır ve oyuncak arabalarıyla oynamaya bayılırdı. Bahçedeki çiçekleri sular ve kuşların şarkılarını keyifle dinlerdi. Annesi ve babası onun bu hayat dolu halini çok severdi. İbrahim’in dünyası sevgi ve mutlulukla dolu kocaman bir oyun alanıydı.
Bir sabah İbrahim uyandığında kendini her zamankinden biraz halsiz hissetti. Burnunun akmaya başladığını ve başının hafifçe ağrıdığını fark etti. Oyuncaklarıyla oynamak yerine sadece koltukta uzanıp dinlenmek istiyordu. Annesi İbrahim’in alnına yumuşakça dokundu ve biraz ateşi olduğunu anladı. İbrahim bugün dışarı çıkıp oynayamayacağı için kendini birazcık üzgün hissetti.
Annesi hemen mutfağa gidip İbrahim için şifalı ve sıcacık bir çorba hazırladı. Babası ise yanına gelip ona moral verecek güzel hikayeler okumaya başladı. Annesi, 'İlaçlarımızı içip dinleneceğiz ama asıl şifayı veren Allah’tır,' dedi. İbrahim annesinin sözlerini dikkatle dinledi ve içinden iyileşmek için sessizce dua etti. Sıcacık çorbasını içerken vücudunun biraz daha ısındığını ve rahatladığını hissetti.
Gece olduğunda İbrahim derin ve huzurlu bir uykuya daldı. Annesi ve babası onun başucunda bekleyip ellerini açarak içtenlikle dua ettiler. 'Allah’ım, minik yavrumuza Şafi isminle şifa ver ve onu sağlığına kavuştur,' dediler. İbrahim rüyasında yemyeşil parklarda neşeyle koşup eğlendiğini görüyordu. Vücudu mışıl mışıl uyurken yavaş yavaş gücünü ve enerjisini geri kazanıyordu. Ailesinin sevgisi ve duaları odanın her yanını huzurlu bir şekilde sarmıştı.
Ertesi sabah pırıl pırıl bir güneş doğarken İbrahim gözlerini neşeyle açtı. Artık burnu akmıyor, başı ağrımıyor ve kendini çok kuvvetli hissediyordu. Yataktan sevinçle zıplayarak çıktı ve mutfağa, ailesinin yanına doğru koştu. 'Anne, baba, bakın artık iyileştim, kendimi çok iyi hissediyorum!' diye bağırdı. Ailesi onun parlayan gözlerini görünce çok mutlu oldu ve hep birlikte Allah’a şükrettiler.
İbrahim tekrar bahçeye çıktı ve en sevdiği kırmızı arabasıyla oynamaya başladı. Mavi gökyüzüne bakıp gülümseyerek, 'Teşekkür ederim Allah’ım, beni iyileştirdiğin için,' dedi. Şifanın sadece ilaçlardan değil, Allah’ın sonsuz merhametinden geldiğini artık çok iyi biliyordu. O günden sonra sağlıklı olduğu her anın kıymetini daha iyi anlamaya başladı. Artık her zamankinden daha mutlu, daha güçlü ve her zaman şükreden bir çocuktu.