Çalışkan bir çocuk olan İbrahim, kırmızı traktörü ve çiftçiye tohum ekmede ve bereketli bir hasat elde etmede yardım ederken sabrın ve sıkı çalışmanın önemini öğrenir. Zorluklar ve zaferler sayesinde İbrahim, azmin büyük ödüllere yol açtığını ve en küçük katkıların bile büyük bir fark yaratabileceğini keşfeder.
Evvel zaman içinde, yemyeşil tepelerle dolu bir ülkede, İbrahim adında neşeli küçük bir çocuk yaşarmış. İbrahim, 3 yaşında, kahverengi dalgalı saçlı, kahverengi giysiler giyen, neşeli, çalışkan ve sabırlı bir çocukmuş. Günlerini ailesinin çiftliğinde, özellikle de büyük kırmızı traktörle geçirmeyi çok severmiş. Traktör, dünyadaki en sevdiği şeymiş.
Kırmızı traktör büyük ve güçlüymüş ve İbrahim, çiftçinin tüm tohumları ekmesine nasıl yardım ettiğine hayran kalırmış. Güneşli bir sabah, çiftçi İbrahim'e yardım edecek kadar büyüdüğünü söylemiş. İbrahim'in gözleri heyecanla açılmış! Kırmızı traktöre binmek ve ekime yardım etmek için sabırsızlanıyormuş.
İbrahim ve kırmızı traktör birlikte çalışmaya başlamışlar. İbrahim, traktör tarlada ilerlerken sıkıca tutunarak çiftçinin yanında oturmuş. Tek tek toprağa minik tohumlar bırakmışlar. İbrahim kendini çok önemli ve çalışkan hissetmiş.
Ancak günler geçtikçe güneş yakmış ve tohumların suya ihtiyacı olmuş. Çiftçi İbrahim'e sabırlı olmaları ve yağmuru beklemeleri gerektiğini açıklamış. İbrahim tohumların büyümeyeceğinden endişelenmiş, ancak çiftçi onu, "Sabır çok önemli İbrahim," diyerek rahatlatmış.
Bir öğleden sonra, kara bulutlar toplanmaya başlamış. Kısa süre sonra, yağmur damlaları önce hafifçe, sonra daha da şiddetli bir şekilde düşmeye başlamış. İbrahim sevinçle bağırmış! Yağmur, susamış tohumlar için ferahlatıcı bir içecek gibiymiş.
Günler haftalara dönüşmüş ve topraktan küçük yeşil filizler çıkmaya başlamış. İbrahim hayrete düşmüş! Daha önce hiç bu kadar harika bir şey görmemiş. Tüm sıkı çalışmaları ve sabırlarının sonunda karşılığını verdiğini anlamış.
Ama aniden, genç bitkileri yemeye hevesli bir kuş sürüsü gelmiş. İbrahim ekinleri koruması gerektiğini biliyormuş! Bir sopa kapmış ve kuşları nazikçe uzaklaştırarak bitkilerin yenmesini engellemiş.
Çiftçi, İbrahim'e kuşları uzak tutmak için nasıl bir korkuluk yapılacağını göstermiş. Birlikte, kocaman bir gülümsemesi ve hasır şapkası olan arkadaş canlısı bir korkuluk yaratmışlar. Kuşlar korkmuş ve tarladan uzak durmuşlar.
Haftalar geçtikçe, bitkiler uzamış ve güçlenmiş. Kısa süre sonra hasat etmeye hazır hale gelmişler. Kırmızı traktör, çiftçinin tüm ekinleri toplamasına yardım ederek ambarı ağzına kadar doldurmuş. Hasat her zamankinden daha büyükmüş!
İbrahim, ekinleri traktöre yüklemeye yardım etmiş. Yaptığı tüm sıkı çalışmalardan dolayı çok gurur duymuş. Çiftçi gülümsemiş ve şöyle demiş: "Çok yardımcı oldun İbrahim. Çalışkanlık ve sabır her zaman iyi bir hasada yol açar."
O gece, aile taze ekinlerden yapılan lezzetli bir yemekle bereketli hasatlarını kutlamış. İbrahim, tabağındaki yemeğin büyümesinde rol oynadığını bilerek iştahla yemiş.
O günden sonra İbrahim, çalışkanlığın ve sabrın önemini anlamış. Çiftlikte yardım etmeye devam etmiş, her zaman öğrenmeye ve sıkı çalışmaya hazır olmuş. Ve her kırmızı traktörü gördüğünde, büyük hasadı ve öğrendiği değerli dersi hatırlamış.
Story Summary
Evvel zaman içinde, yemyeşil tepelerle dolu bir ülkede, İbrahim adında neşeli küçük bir çocuk yaşarmış. İbrahim, 3 yaşında, kahverengi dalgalı saçlı, kahverengi giysiler giyen, neşeli, çalışkan ve sabırlı bir çocukmuş. Günlerini ailesinin çiftliğinde, özellikle de büyük kırmızı traktörle geçirmeyi çok severmiş. Traktör, dünyadaki en sevdiği şeymiş.
Kırmızı traktör büyük ve güçlüymüş ve İbrahim, çiftçinin tüm tohumları ekmesine nasıl yardım ettiğine hayran kalırmış. Güneşli bir sabah, çiftçi İbrahim'e yardım edecek kadar büyüdüğünü söylemiş. İbrahim'in gözleri heyecanla açılmış! Kırmızı traktöre binmek ve ekime yardım etmek için sabırsızlanıyormuş.
İbrahim ve kırmızı traktör birlikte çalışmaya başlamışlar. İbrahim, traktör tarlada ilerlerken sıkıca tutunarak çiftçinin yanında oturmuş. Tek tek toprağa minik tohumlar bırakmışlar. İbrahim kendini çok önemli ve çalışkan hissetmiş.
Ancak günler geçtikçe güneş yakmış ve tohumların suya ihtiyacı olmuş. Çiftçi İbrahim'e sabırlı olmaları ve yağmuru beklemeleri gerektiğini açıklamış. İbrahim tohumların büyümeyeceğinden endişelenmiş, ancak çiftçi onu, "Sabır çok önemli İbrahim," diyerek rahatlatmış.
Bir öğleden sonra, kara bulutlar toplanmaya başlamış. Kısa süre sonra, yağmur damlaları önce hafifçe, sonra daha da şiddetli bir şekilde düşmeye başlamış. İbrahim sevinçle bağırmış! Yağmur, susamış tohumlar için ferahlatıcı bir içecek gibiymiş.
Günler haftalara dönüşmüş ve topraktan küçük yeşil filizler çıkmaya başlamış. İbrahim hayrete düşmüş! Daha önce hiç bu kadar harika bir şey görmemiş. Tüm sıkı çalışmaları ve sabırlarının sonunda karşılığını verdiğini anlamış.
Ama aniden, genç bitkileri yemeye hevesli bir kuş sürüsü gelmiş. İbrahim ekinleri koruması gerektiğini biliyormuş! Bir sopa kapmış ve kuşları nazikçe uzaklaştırarak bitkilerin yenmesini engellemiş.
Çiftçi, İbrahim'e kuşları uzak tutmak için nasıl bir korkuluk yapılacağını göstermiş. Birlikte, kocaman bir gülümsemesi ve hasır şapkası olan arkadaş canlısı bir korkuluk yaratmışlar. Kuşlar korkmuş ve tarladan uzak durmuşlar.
Haftalar geçtikçe, bitkiler uzamış ve güçlenmiş. Kısa süre sonra hasat etmeye hazır hale gelmişler. Kırmızı traktör, çiftçinin tüm ekinleri toplamasına yardım ederek ambarı ağzına kadar doldurmuş. Hasat her zamankinden daha büyükmüş!
İbrahim, ekinleri traktöre yüklemeye yardım etmiş. Yaptığı tüm sıkı çalışmalardan dolayı çok gurur duymuş. Çiftçi gülümsemiş ve şöyle demiş: "Çok yardımcı oldun İbrahim. Çalışkanlık ve sabır her zaman iyi bir hasada yol açar."
O gece, aile taze ekinlerden yapılan lezzetli bir yemekle bereketli hasatlarını kutlamış. İbrahim, tabağındaki yemeğin büyümesinde rol oynadığını bilerek iştahla yemiş.
O günden sonra İbrahim, çalışkanlığın ve sabrın önemini anlamış. Çiftlikte yardım etmeye devam etmiş, her zaman öğrenmeye ve sıkı çalışmaya hazır olmuş. Ve her kırmızı traktörü gördüğünde, büyük hasadı ve öğrendiği değerli dersi hatırlamış.












